Sayfa 1/7 123 ... SonSon
70 sonuçtan 1 ile 10 arası
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yaş
    58
    Mesajlar
    7.141

    Standart AŞIK VEYSEL Şiirleri, Tüm Eserleri..


    Aşık Veysel (şatıroğlu) 1894 (H. 1310) yılının Mayıs ayında Sivas'ın şarkışla ilçesi'nin Sivrialan=Sivr'alan (Söbalan) köyünde dünyaya geldi. Anası Gülizar, O'nu koyun sağmaktan dönerken yolda doğurdu.

    Veysel'in doğduğu Sivrialan köyü bir kısmı kayalık bir kısmı ağaçlık bir dağın vadisinde yer alıyordu. Köy kıraç, verimsiz topraklara sahipti. Köylüler karasabanla çift sürer, kağnı ile sap, saman getirir, bir çift öküzle döven koşarlardı çoğu kez. Yaşam zordu köyde... Tarım ve hayvancılığa dayalı üretim biçimi, kır tipi hayat tarzı Anadolu'nun pek çok yerinde olduğu gibi Sivrialan köyünde de hüküm sürüyordu... işte bu koşullar içinde doğduğu köyünde yedi yaşına kadar, koştu, oynadı, coştu, güldü Veysel... O yıl köyü kasıp kavuran çiçek salgınına Veysel'le birlikte iki kardeşi daha yakalandı. Kardeşlerden ikisi o yılların aman vermeyen hastalığına, köydeki pek çok çocuk gibi yenik düştüler ve öldüler... Veysel ise sol gözünü kaybetti salgında... Anası Gülizar, babası Ahmet Ağa üç çocukla kalmışlardı çaresiz...

    Hem Veysel hem de ailesi kaderlerine razı oldular. Ama kötü kader, Veysel'in yakasını bırakmayacaktı besbelli... Rivayet o ki: Bir gün babası inek sağarken, Veysel babasının yanına gelir. Ters ve ani bir hareketinden ötürü orada duran öküzün boynuzu sağ gözüne girer Veysel'in. O gözü de hemen orada akar, kör olur.

    Veysel'in ailesi, kendi halinde, geçimini zorlukla temin eden yoksul bir köylü ailesiydi. O'nun tedavisi için ne maddi imkanları vardı, ne de yol yordam
    biliyorlardı. Babası Ahmet Ağa, Veysel'in bu talihsizliğine bir yandan üzülüyor, bir taraftan da ona yardım etmeye çalışıyordu. Veysel'in köyü Sivrialan, Emlek adı verilen, türkmen köylerinden oluşan bir yörenin içinde yer alıyordu. Emlek, aşıklarıyla ün salmış, pek çok aşık yetiştirmiş bir yöreydi... Dolayısıyla Sivrialan'a da sık sık bu yörenin aşıkları uğrar sohbetler, muhabbetler, cemler yapılırdı. Veysel küçüklüğünden beri bu toplantılara katılır, yörenin aşıklarından deyişler dinler, onlar hakkında bilgiler alırdı. Bu tür muhabbetlere babası da meraklıydı. O da eski aşıkların deyişlerini söyler, bunlardan zevk alırdı. Veysel'in de şiire, saza, söze merakım keşfeden Ahmet Ağa, oğluna bir bağlama yaptırdı. Veysel, ilk saz derslerini kendi köyünün usta sazcılarından Molla Hüseyin'den ve Çamşıhılı Ali Ağa'dan aldı. ilk başlarda saz çalmakta ürkek davrandıysa da kısa zamanda kabuğunu kırdı. Çalıştıkça sazını geliştirdi, dağarcığına yüzlerce eseri aldı. Pir Sultan Abdal, Agahi, sıtkı, Veli gibi usta aşıkların deyişlerini, sazıyla köyünde yapılan toplantılarda seslendiriyordu.

    Aradan çok zaman geçti; Veysel delikanlı olmuştu artık. Babası Veysel'in evlenme çağının geldiğini düşünüyordu. Bu düşüncesini kısa bir süre sonra hayata geçirdi ve akrabalarından Esma'yı Veysel'le evlendirdi. Veysel seviyordu karısını, fakat bu sevgi kıskançlığı da beraberinde getirdi. Ancak bu kıskançlık Esma'yı usandırmıştı. Sekiz sene evli durmuştu Esma; artık bu duruma dayanamayacağını anlayınca Hüseyin isimli bir delikanlı ile kaçtı. Esma Ana bu kaçış öyküsünü Sivr'alan köyünden yetişen araştırmacı Gülağ öz'e şu sözlerle anlatır: "Veysel çok huysuzdu. Bana geçim vermez, kıskanır dururdu. gönlümle evlenmedim zaten. Onun huysuzluğu gereksiz kıskançlığı beni kendisinden soğuttu. Hüseyin yakın komşumuzdu. Bize azap durdu, O'nunla anlaştık. Zaman zaman birlikte buluşurduk. Veysel bunu sezinlemiş, hatta birkaç kez beni uyarmıştı. Zamanla bizim
    kaçacağımızı bile düşünmüş, umudunu kestiği de olmuş. Hüseyin'le kaçtığımızda Bafra'ya ulaştık. Çeşmenin başında çoraplarımızı çıkartıp serinlensin istedik. Çorabımın uçunda beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Elimi sokup baktığımda, bize bir ay yetecek kadar para çıktı. Bunu Veysel koymuşta. Beni çok severdi. "Kaçarlarsa, perişan olmasın" diyerek koyduğunu düşündüm hep".

    Bu olaydan sonra Veysel daha çok içine kapandı. O sıralar arkadaşı kürt Kasım Veysel'i yalnız bırakmıyor ona can yoldaşı oluyordu. kürt Kasım, bir gün Veysel'e kendi memleketi olan Zara'ya gitmeyi teklif etti. Veysel için ele geçmez bir fırsattı bu. kürt Kasımla düştü yola Veysel. Köyünden bu ilk çıkışında farklı insanlarla, değişik bir iklimle karşılaştı. kürt Kasım da Veysel gibi saz çalıyor, türkü söylüyordu. Birlikte çok muhabbetlere katıldılar.

    kürt Kasım Veysel'e can yoldaşı olmak, saz çalıp türkü söylemekle kalmadı; Onun ikinci evliliği için de aracı oldu. Bir süre sonra Zara'daki Yalıncak Baba türbesinin işlerini yapan Gülizar Ana ile Veysel'i evlendirdi.

    Veysel bu olayların ardından köyüne döndü ve yaşamına devam etti. O yıl anasını ve babasını ardı ardına kaybetti Veysel... Ardından çocukları oldu; hayatını onlara adadı. Yaşamına böylece sakin ve huzur içinde devam etti.. Ta ki 1931 yılı gelip çatıncaya kadar...

    O yıllarda Ahmet Kutsi Tecer Sivas Maarif müdürüdür. Yakın arkadaşlarıyla birlikte Halk şairlerini Koruma Derneği'ni kurarlar(1931). Dernek üyeleri Sivas'ta bir "Halk şairleri Bayramı" düzenlemek fikrini kısa zamanda geliştirirler ve yaşama geçirirler. Bayram süresince çalıp söyleyecek yerel müzikçileri ve aşıkları toplamak başlı başıa bir sorundur. Zira o yıllarda yerli sanatçılar bu günkü kadar rahatlıkla geniş kitleler önünde sanat uygulaması yapmaktan çekinirler. Halk şairleri Bayramını düzenleme komitesi şarkışla'nın Sivrialan Köyü'ne de uğrar; iyi çalıp söyleyenleri tespit edip bayrama katılmalarını sağlamak için... Heyet Veysel'in evine geldiğinde Veysel karısına evde olmadığını söyletir. Katılmak istemez. Aslında çekinmektedir, hatta biraz da korkusu vardır. Zira devletin adamlarının onu soruşturması, başına bir iş geleceği korkusunu uyandırır Veysel'de. Ancak Tecer'in ısrarları karşısında dayanamaz ve bayrama katılır. Veysel'i "aşık" yapacak, O'nu ilk önce kendi vilayetine, sonradan da tüm
    yurda tanıtacak bu bayramı, folklor araştırmacısı ibrahim Aslanoğlu hazırladığı bir kitapçıkta şöyle anlatmaktadır: "Bayram 5 Kasım 1931 günü başlamış, üç gün devam etmişti. 15 aşığın katıldığı söyleniyorsa da bunların hepsi şair değildi. Çoğu sazcı ve hikayeci idi. Hatırlayabildiklerim şunlardır: Aşık Veysel, Revani Suzani, Aşık Süleyman, Karslı Mehmet, Hikayeci Ali Dayı, Aşık Müştak, Yarım Ali, Talibi, Yusuf, San'ati, Aşık Ali. Bunların içinde şair olarak Süleyman, Talibi, Revani, Suzani ve San'ati vardı. Veysel henüz şiir söylemeye başlamamıştı. Hepsi de o zamana göre tanınmamış kimselerdi".

    İşte bu bayramla aşıklık mesleğinin kapılarım aralayan Veysel'in kısa zamanda dili çözülür, çalıp-söylemeye başlar. üzerine yüklenen (ya da isteğiyle yüklendiği) misyonu yerine getirmek için yaşamının son dönemlerine kadar çabalar durur. Yüzlerce şiir söyler, onlarca plak doldurur, eğitmenlik (belletmenlik) yapar... Hakkında kitaplar, makaleler yazılır. Adından ve sanatından -yaşarken ve öldükten- sonra bu kadar söz ettirebilen, bu denli ünlenmiş bir başka aşık var mıdır bilemiyorum. Her ne olursa olsun doğanın o en acımasız kuralı, Veysel için de geçerlidir elbette... Yalnız bu kural bazen acı çektirerek, yatağa düşürerek işler, işte Veysel de böyle bir dertle yatağa düşmüştür. Onulmaz derdinin adı Akciğer Kanseridir... Derdinin çaresizliğini kendisi de bildiğinden son günlerini köyünde geçirmek ister. 1930'larda "Sivr'alanlı Kör Veysel" olarak köyünden dışarıya -her yıl biraz daha genişleyen halkalar halinde- açılan "aşık", 21 Mart 1973 günü Aşık Veysel Şatıroğlu olarak yaşamını yitirir. Veysel, 22 Mart günü sadık yari olan kara toprakla buluşmuştur.



    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN


    Ben giderim adım kalır
    Dostlar beni hatırlasın
    Düğün olur bayram gelir
    Dostlar beni hatırlasın

    Can bedenden ayrılacak
    Tütmez baca yanmaz ocak
    Selam olsun kucak kucak
    Dostlar beni hatırlasın

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek
    Dostlar beni hatırlasın

    Gün ikindi akşam olur
    Gör ki başa neler gelir
    Veysel gider adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın


    A.V.Ş


    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER


    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can ü dilden
    Çekme kendini naza doğru

    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru

    Aşığa zülfükar isen
    Gülşende güle zar isen
    Hakikatli bir yâr isen
    Ben geleyim size doğru

    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru

    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru

    Kafi derdim bir derd katma

    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru


    A.V.Ş


    YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ


    Kambur felek sanki beni kayırdı
    Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı
    Gizli sırrım memlekete duyurdu
    Sanki benim bir ettiğim var gibi

    Kimine at vermiş eştirir gezer
    Kimine aşk vermiş coşturur gezer
    Kimine mal vermez koşturur gezer
    Sanki bunu zengin etmek zor gibi

    Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş
    Bir kısmına büyük büyük pay vermiş
    Sevdiğine güzellikle boy vermiş
    Al yanaklar şule verir nur gibi

    Birinin aklı yok deli divane
    Bir kısmı muhtaçtır acı soğana
    Bir kısmını zengin etmiş yan yana
    Şimdi kendi saklanıyor sır gibi

    Kimine saz vermiş çalar eğlenir
    Kimi zevk içinde güler eğlenir
    Veysel gözyaşlarını siler eğlenir
    Yeter gayri yumma gözün kör gibi


    A.V.Ş


    SON ŞİİRİ


    Selam saygı hepinize
    Gelmez yola gidiyorum
    Ne şehire ne de köye
    Gelmez yola gidiyorum

    Gemi bekliyor limanda
    Gideceğim bir ummanda
    Gözüm kalmadı cihanda
    Gelmez yola gidiyorum

    Eşim dostum yavrularım
    İşte benim sonbaharım
    Veysel karanlık yollarım
    Gelmez yola gidiyorum


    A.V.Ş


    GÖNÜL SANA NASİHATIM

    Gönül sana nasihatim
    Çağrılmazsan varma gönül
    Seni sevmezse bir güzel
    Bağlanıp da durma gönül

    Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
    Yok mu sende hiç bir korku
    Terkedersin evi barkı
    Beni boşa yorma gönül

    Yorulursun gitme yaya
    Hükmedersin güne aya
    Aşk denilen bir deryaya
    Çıkamazsın girme gönül

    Ben kocadım sen genceldin
    Başa bela nerden geldin
    Kahi indin kah yükseldin
    Şimdi oldun turna gönül

    Bazı zengin bazı züğürt
    Bazı usta bazı sağırd
    Bazı koyun bazı aç kurt
    Her irenekten derme gönül

    Veysel gönülden ayrılmaz
    Kahi bilir kahi bilmez
    Yalan dünya yârsiz olmaz
    İster saçı sırma gönül


    A.V.Ş


    BU ALEMİ GÖREN SENSİN


    Bu alemi gören sensin
    Yok gözünde perde senin
    Haksıza yol veren sensin
    Yok mu suçun burda senin

    Kainatı sen yarattın
    Herşeyi yoktan var ettin
    Beni çıplak dışar'attın
    Cömertliğin nerde senin

    Evli misin ergen misin
    Eşin yoktur bir sen misin
    Çarkı sema nur sen misin
    Bu balkıyan nur da senin

    Kilisede despot keşiş
    İsa Allahın oğlu demiş
    Meryam Ana neyin imiş
    Bu işin var bir de senin

    Kimden korktun da gizlendin
    Çok arandın çok izlendin
    Göster yüzünü çok nazlandın
    Yüzün mahrem ferde senin

    Binbir ismin bir cismin var
    Oğlun kızın ne hısmın var
    Her bir irenkte resmin var
    Nerde baksam orda senin

    Türlü türlü dillerin var
    Ne acayip hallerin var
    Ne karanlık yolların var
    Sırat köprün nerde senin

    Ademi sürdün bakmadın
    Cennette de bırakmadın
    Şeytanı niçin yakmadın
    Cehennemin var da senin

    Veysel neden aklın ermez
    Uzun kısa dilin durmaz
    Eller tutmaz gözler görmez
    Bu acayip sır da senin


    A.V.Ş


    HAYALİ KARŞIMA GELDİ BU GECE


    Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü
    Gönül arzusunu buldu bu gece
    Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi
    İçerim koz ile doldu bu gece

    Bilemedim gece ile gündüzü
    Seçemedim güneş ile yıldızı
    Mestane gözleri mestetti bizi
    Aklımı başımdan aldı bu gece

    Mah yüzüne bakma ile doyulmaz
    Sıra sıra benleri var sayılmaz
    Aşk meyinden içen aşık ayılmaz
    Bilemedim bana noldu bu gece

    Durmaz yanar gerçeklerin çırağı
    Yakın olur ehl-i aşkın ırağı
    Gölköy oldu Veysel'lerin durağı
    Hayali karşıma geldi bu gece


    A.V.Ş


    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA


    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Dert çekmeyen dert kıymetini bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiç bir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çicekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşını silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

    Vesaire_ bunu beğendi.

  2. #2
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA


    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın külü yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır


    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır


    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hâli yalandır


    Cahil okur amma alim olamaz
    Kâmillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

    Aşık Veysel ŞATIROĞLU

    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  3. #3
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    GÖNÜL BİR GÜZELİ SEVMİŞ


    Gönül bir güzeli sevmiş ayrılmaz
    Dolanır peşinde çoban misâli
    Hiç kimse bu derdin dermânın bilmez
    Azmış yaraları perişan hali

    Lokman çare bulmaz yoktur Eflâtun
    Yârdan ayrılması ölümden çetin
    Elde endaz ettim bu aşkın atın
    Terk ettim sılayı vatanı ili

    Ferhat Şirin için kestiği taşlar
    Benim senin için döktüğüm yaşlar
    Seni yaksın beni yakan ateşler
    Yaktı bu sinemi savruldu külü

    Arılar bal için bekler petekler
    Alır her çiçekten verir emekler
    Mecnun Leylâ için pınarı bekler
    Ben de bir yâr için olmuşum deli

    Evvelden var idi bu sevda bende
    İlikte damarda cesette canda
    Ölünce hû çeksin kemiğim sinde
    Dünyada durunca Veysel'in dili

    Aşık Veysel ŞATIROĞLU

    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  4. #4
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    UZUN İNCE BİR YOLDAYIM


    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldayım
    Gidiyorum gündüz gece


    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece


    Uykuda dahi yürüyom
    Kalkmaya sebep arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece


    Kırk dokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece


    Düşünülürse derince
    Irak görünür görünce
    Yol bir dakka miktarınca
    Gidiyorum gündüz gece


    Şaşar Veysel işbu hâle
    Gâh ağlaya gâhi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece


    Aşık Veysel ŞATIROĞLU
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  5. #5
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    GÜZELLİĞİN ON PAR'ETMEZ


    Güzelliğin on par'etmez
    Şu bendeki aşk olmasa
    Eğlenecek yer bulaman
    Gönlümdeki köşk olmasa

    Tâbirin sığmaz kaleme
    Derdin dermandır yâreme
    İsmin yayılmaz âleme
    Âşıklarda meşk olmasa

    Kim okurdu kim yazardı
    Bu düğümü kim çözerdi
    Koyun kurt ile gezerdi
    Fikir başka başk'olmasa

    Güzel yüzün görülmezdi
    Bu şak bende dirilmezdi
    Güle kıymet verilmezdi
    Âşık ve maşuk olmasa

    Senden aldım bu feryâdı
    Bu imiş dünyanın tadı
    Anılmazdı Veysel adı
    O sana âşık olmasa

    Aşık Veysel ŞATIROĞLU

    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  6. #6
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    SEN BİR CEYLAN OLSAN

    Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni

    Kurulma sevdiğim güzelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Seslesem elimde tuz ile seni

    Koyun olsan otlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşürsem toruma bez ile seni

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  7. #7
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    KARA KAŞ ALTINDA ELA GÖZ OLSAM

    Her sabah her sabah suya giderken
    Yâr yolunda toprak olsam toz olsam
    Bakıp dört köşeyi seyran ederken
    Kara kaş altında ela göz olsam

    Uğrunu uğrunu giderken yola
    Nice dilsizleri getirir dile
    Gövel ördek gibi inerken göle
    Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam

    Veysel ördek olsun sen de göl yârim
    Yeter artık kerem eyle gel yârim
    Lale sümbül mor menekşe gül yârim
    Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam

    Aşık Veysel Satiroglu.


    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  8. #8
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    ANAMA

    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü anam

    Anaların hakki kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu anam

    Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu anam

    Ben yürürdüm anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu anam

    Çocuğudum anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti anam

    Tükenmez borcum var anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı anam

    Veysel der kopar mi analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü anam

    Aşık Veysel,.,
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  9. #9
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL

    BEN GİDERİM SAZIM SEN KAL DÜNYADA

    Ben giderim sazım sen kal dünyada
    Gizli sırlarımı aşikar etme
    Lâl olsun dillerin söyleme yada
    Garip bülbül gibi ah ü zar etme

    Gizli dertlerimi sana anlattım
    Çalıştım sesimi sesine kattım
    Bebe gibi kollarımda yaylattım
    Hayali hatır et beni unutma

    Bahçede dut iken bilmezdin sazı
    Bülbül konar mıydı dalına bazı
    Hangi kuştan aldın sen bu avazı
    Söyle doğrusunu gel inkar etme

    Benim her derdime ortak sen oldun
    Ağlarsam ağladın gülersem güldün
    Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
    Pençe vurup sarı teli sızlatma

    Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
    Giyin kara libas yaslan duvara
    Yanından göğsünden açılır yara
    Yâr gelmezse yaraların elletme

    Sen petek misali Veysel de arı
    İnleşir beraber yapardık balı
    Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
    Ben babamı sen ustanı unutma

    Aşık Veysel,..
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  10. #10
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    5
    Mesajlar
    518

    Standart Ynt: AŞIK VEYSEL Şiirleri, Tüm Eserleri..

    BENİM SADIK YÂRİM KARA TOPRAKTIR

    Dost dost diye nicelerine sarıldım
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Beyhude dolandım boşa yoruldum
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Nice güzellere baılandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
    Her türlü isteğim topraktan aldım
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
    Yemek verdi ekmek verdi et verdi
    Kazma ile döğmeyince kıt verdi
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Ademden bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyva yetirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Karnın yardım kazmayınan belinen
    Yüzün yırttim tırnağınan elinen
    Yine beni karşıladı gülünen
    Benim sadık yârim kara topraktır

    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    Bunda yalan yoktur herkes de gördü
    Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Dileğin var ise Allah'tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Comertlik toprağa verilmiş Hak'tan
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Hakikat ararsan açık bir nokta
    Allah kula yakın kul Allaha
    Hak'kın hazinesi gizli toprakta
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Bütün kusurlarım toprak gizliyor
    Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yârim kara topraktır

    Herkim olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel'i bağrına basar
    Benim sadık yârim kara topraktır


    Aşık Veysel,,,
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

 

 
Sayfa 1/7 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Aşık Veysel SATIROGLU şiirleri
    By SiNaN32 in forum A
    Cevaplar: 74
    Son Mesaj: 19-01-2013, 22:09
  2. Veysel çolak şiirleri
    By Grizabella in forum V
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 11-12-2010, 17:40
  3. Veysel karani'ye sorarlar
    By Narin in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-08-2010, 17:23
  4. Aşik Edebiyati
    By Fuzuli in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-01-2010, 22:39
  5. AŞIK FEYMANİ
    By SiNaN32 in forum Halk şiirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-01-2009, 16:27

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

SEO by vBSEO 3.6.0 PL2